• ORAN: 0 312 490 76 56
  • ÜMİTKÖY: 0 312 235 20 44
  • BEBEK EVI: 0 312 491 22 04

Dadya bebekleri hiçbir kalıba sığmaz, hiçbir saate uymaz; günlük programını kendi belirler. Zamanı etkin kullanır; durmaksızın oyun oynar. Enerjiktir; dolapların kitaplar için değil, spor etkinlikleri için varolduğunu düşünür, tırmanmaya çalışır. Çok işbitiricidir; kaşla göz arası kıyafet dolabını aşağı indiriverir. Bütün meslekleri bilir sever; manav köşesinde bozyapların tadına bakar, mutfakta elmaları! tamir eder, tamir köşesinde ritm tutar, ritm aletlerini kendini savunmada :) kullanır, evi araba olarak kullanır, arabayı tabak... On parmak daktilo yazamaz ama, on parmak resim yapar. Hayalgücü sonsuzdur, merak duygusu da... Yemeklerini şahane döke saça yer, ama kendi yer. Uykuya geçerken kendi ninnisini kendi söyleyen mutlaka Dadya bebeğidir.

Kısacası Dadya bebekleri hayal gücü sonsuz, mutlu bebeklerdir; okula mutlu gelirler, mutlu giderler. Farketmeden çok şey öğrenirler; büyürler Dadya Çocukları olurlar.

Dadya Çocukları herşeyden önce çocuktur, hareketlidir; şu afacan dediklerinden.. Sorgulayıcıdır; sınırları zorlar. Meraklıdır; sergide resimlere bakmakla yetinmeyip çerçevelerin arkasına bakan da bizim Dadyalıdır, bahçede oynarken toprağı kazıp solucanı bulan da; solucana üzülüp yeniden üstünü kapatıp evini yapan da... Dadya Çocukları girişkendir, kendine güveni tamdır; her konuda bir fikri vardır. "Bence..." diye başlayan cümlelerin sahibi Dadya Çocuğu'dur. Doğa dostu, çevre aktivistidir. Dünya'yı farklı kardeşleriyle paylaştığı gibi, çiçeklerle, böceklerle, kaplanlarla paylaştığının farkındadır. Sokakta çöp atana “Çöpünüz düştü” diyen çocuk Dadyalıdır.

Sanat en sevilen etkinliktir Dadya Çocukları arasında.. On parmak boya yapan, herşeyin kalıbını çıkaran, baskısını yapan, çamurla dost çocuk Dadyalıdır. Cezanne'ın elmalarını dramatize ederken, sulu elmaları dişleyip, keyifle hayalindeki elmaları resmeden işte bu çocuklar ve 2009 Türk Yılı kapsamında Paris'te, ülkemiz okul öncesini temsil eden tek okulun eşsiz çocuklarıdır. Yine 2015'te Kore'de OMEP'in seçimiyle Türkiye'den katılan okul öncesi kurumu Dadya Çocukları'dır.

Dadyalının hayal gücü sonsuzdur, yediği yemeği ahtapota benzetebilir, oturduğu minder bir mağaraya dönüşebilir, babası bir masal kahramanı olabilir. Hayalperest Dadya Çocukları ışığı da, kendini de, arkadaşlarını da çok sever; her etkinliği ayna önünde yansımalarla, tepegözle, projeksiyonla arkadaşlarının görüşleriyle zenginleştirmeyi bilir; tüm çocuklar gibi lego yapar; ama projeksiyonda yansıttığı ormandaki dinazora arkadaştır yaptığı çalışma…

Dadyalılar sporu severler, hele sulu sporları daha çok severler. Yağmur yağdığında bahçede, sokakta biriken suları gıda boyası ile renklendirip, sularda özgürce zıplayan, fıskiyelere girmeye bayılan, çamurda koşan, her bulduğu dağa, tepeye, ağaca tırmanan Dadya Çocuğu’dur. Dadya Çocukları temizliği de severler; yemek sonrası basitçe ellerini yıkamaları yetecekken boş kaplarla, hunilerle saatlerce oynayıp ellerini parlatan, bahçede oyuncaklarını, elbiselerini, bebeklerini yıkayan, okulda oto yıkamacı açan, yemek sonrası masayı silen, yerleri süpürmeye yardım eden Dadyalıdır.

Dadyalılar bilimi ve doğayı çok ama çok sever. Her bulduğu fırsatta, yılın 12 ayı dışarda, doğadadır; tohum eker, fidan diker, doğa yürüyüşü yapar, çoğu kuşun adını bilir, çantasında böcek gözlem kutusu, matara, büyüteç taşır; kirlenmekten, doğada kaybolmaktan korkmaz, oryantiring eğitimi tamdır. Dadya Çocuğu doğadaki her canlının doğal yaşam alanını merak eder, inceler; araştırır; her canlı türünün sürdürülebilirliği için çalışır. İşte bu yüzden Dadyalılar Eko Okulludurlar

Kısaca… Herşeyi oyun olan, oyunla herşeyi kavrayan, herşeyi izleyen, inceleyen, sorgulayan, merak eden, öğrendiklerini kullanmayı seven, kendiyle ve arkadaşları ile barışık, bilimsel bilgiyi merak eden çocuklar Dadya Çocukları'dır.

Ortamı veya Dadya Çocukları'nı görmek isterseniz, hafta içi uyku saatleri dışında okullarımızı gezebilirsiniz. Kayıt görüşmesi için randevu almanız gerekmektedir.

HABERLER
VELİLERİMİZ